HABERLER

Osmanlı’da Ramazanlar Konuşuldu

Büyükşehir 23. Ramazan Etkinlikleri ‘Osmanlı’da Ramazanlar’ konulu söyleşi programı ile sona erdi. Prof. Dr. Arif Bilgin programda Osmanlı Ramazanları ile günümüz Ramazanları arasındaki benzerlik ve farklılıkları ele aldı.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi 23. Ramazan Etkinlikleri ‘Osmanlı’da Ramazanlar’ konulu söyleşi programı ile sona erdi. Agah Sosyal Gelişim Derneği işbirliği ile gerçekleştirilen etkinliğe Sakarya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Arif Bilgin konuşmacı olarak katıldı. Faik Baysal Kütüphanesi bahçesindeki programa kültür sanat dostları yoğun ilgi gösterdi.

Hazırlıklar Önceden Yapılırdı
Programda konuşan Prof. Dr. Arif Bilgin, “Osmanlı Ramazanları ile günümüz Ramazanları’nın çoğu açıdan benzerlikleri var. Ramazan için gerekli olan dini kuralların sonucu olan birtakım unsurlar hala yaşıyor. Yani oruç, iftar, teravih bunlar olmazsa olmaz. Öncelikle Ramazan İslam toplumlarında çok ayrıcalıklı bir aydır. Hakikatende ona İslami toplumlarında çok değer verilir. Önceden hazırlıklar başlar. Ramazan ayında bir sürü etkinliğin yapıldığını da görürsünüz. Ramazan hazırlıkları Osmanlı dönemlerinde de erkenden başlardı. Hükümetler yaşanılan yerlerde herhangi bir sıkıntı yaşanmasın diye iki üç ay öncesinden hazırlıklarını yapardı. Halkta aynı şekilde hazırlıklarını önceden gerçekleştirirdi” ifadelerini kullandı.

Ramazan Hilali Görünce Başlardı
Prof. Dr. Bilgin, “Osmanlı’da Ramazan’ın başlangıcı biraz hararetli geçerdi. Ramazan’ın başlangıcı bugünki gibi net olarak bilinmezdi. Şaban Ayı’nın 29’u geldiğinde Hilal’i görme işinde mahir olan insanlar toplanarak uygun tepelere çıkarlardı. İstanbul’da da Süleymaniye, Beyazıd, Fatih gibi tepelerden birkaçına çıkılırdı. Hilali ilk gören hızlı bir şekilde Kadı’nın bulunduğu yere gelir. Orada görülüp görülmediğine dair değerlendirmeler yapılır. Hilal görüldüyse eğer Ramazan’ın başladığı hükmü yazılırdı. Camiilerde bulunan kandiller yakılarak Ramazan’ın başladığı halka duyurulurdu” diye konuştu.