HABERLER

Cins Ekibi Kültürel İktidarı Anlattı

‘Türkiye’de Kültürel İktidar’ konulu panelde konuşan Yazar Kılıçarslan, “Bir ülkenin kültür ve medyasını, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek biçimde elinde bulunduran iktidar odağına kültürel iktidar diyoruz” ifadelerini kullanırken; Çalışkan, “Kültürel iktidar sadece Türkiye’ye has bir durum değildir” ve Genç, “Yeniden üretim olarak Türkiye’de kültür, 1923’te Cumhuriyet’in ilanı sonrası yeni bir forma sokuldu. Ancak üretilen yeni bir şey olmadı” dedi.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kasım Kültür Sanat Etkinlikleri ‘Türkiye’de Kültürel İktidar’ konulu panel ile devam etti. Adapazarı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Cins Dergisi Yazarları İsmail Kılıçarslan, Furkan Çalışkan ve Yusuf Genç konuşmacı olarak katıldı.

Kültürel İktidar Nedir?
Programın moderatörlüğünü üstlenen ve açılış konuşmasını yapan Yazar İsmail Kılıçarslan, “Kültürel iktidar kavramı, iktidar kavramının kendisiyle ilgili değildir. Özellikle Fransız sosyolog ve düşünürler kültürel iktidar, manevi iktidar ve sembolik iktidarın küçük nüanslarla aynı şeyleri tanımlıyorlar Bir ülkenin kültür ve medyasını, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek biçimde elinde bulunduran iktidar odağına kültürel iktidar diyoruz” diye konuştu.

Türkiye’ye Has Bir Durum Değil
Programın devamında konuşan Yazar Furkan Çalışkan, “Bu kültürel iktidar sadece Türkiye’ye has bir durum değildir. Dünya’da da kültürel bir iktidar durumu vardır. Türk şiirini temsil eden isimler kimlerdir diye sorulsa İsmet Özel, Sezai Karakoç gibi kaliteli isimleri söyleyeceksiniz. Aynı soru Londra’da sorulduğunda ise hayatınızda hiç adını duymadığınız halk şairlerinin Türk Şiiri’ni temsil ettiğini göreceksiniz” ifadelerini kullandı.

Zayıf Kopyalar
Programın son konuşmasını yapan Yazar Yusuf Genç ise, “Kültürel iktidar dediğimiz olay en temelde ‘olan’ durumdur. İmam Gazali’nin metinlerini okurken bir köy imamının metinlerini okuyormuş hissine kapılırdım. Diğer taraftan Heideger okurken çağın en büyük filozofunun metinleri ile karşı karşıya kalmışım gibi düşünürdüm. Yeniden üretim olarak Türkiye’de kültür, 1923’te Cumhuriyet’in ilanı sonrası yeni bir forma sokuldu. Üretilen yeni bir şey olmadı. Sadece Batı’da yapılanların zayıf kopyaları bulunuyordu” dedi. Programın sonunda katılımcılara günün anısına hediye takdim edildi.