CENAZENİN TAŞINMASI VE DEFNİ
Cenazeyi kabre kadar taşımak bir mümine yapılacak en son
hizmetlerdendir. Bu taşıma aynı zamanda bir ibadettir. Bilhassa namaz
kılınan yerlerde, mezarlıkla namaz kılınan yerin yakınlığı durumlarında
cenazeyi vasıta ile taşımak bu ibadeti terk etmek olur.
Sünnet üzere, cenazeyi tabutun dört tarafından dört kişi
tutarak taşır. Tabutun dört tarafından onar adım taşımak müstehaptır.
Daha çok taşımanın sevabı da çoktur. Önce cenaze sağ ön tarafından,
sonra sağ arka tarafından taşınır. Sonra sol tarafına geçilerek sol ön
ve sol arka tarafından omuzlanır. Böylece her tarafından onar adım olmak
üzere kırk adım taşınmış olur. cenazeyi acele götürmek de müstehaptır.
Zira o iyi bir kişi ise kabirde karşılaşacağı iyi hâle bir an önce
kavuşturulmuş olur. Kötü bir kişi ise bir an önce şerrinden ve yükünden
kurtulmuş olunur.
Cenazeyi takip edenler, yolda lüzumsuz lâkırdı etmezler.
Yüksek sesle konuşmazlar. Hatta yüksek sesle zikretmez ve Kur'an
okumazlar. Ölümü ve ahireti düşünürler.
Cenaze kabre konacağında, kabre inen bir kaç kişi cenazeyi
alarak yüzü kıbleye karşı, başı batıya gelmek üzere sağ yanına
yatırırlar. Bu esnada: "Bismillahi ve ala milleti Rasûlillahi" (Allah'ın
adı ile ve Rasûlullah'ın milleti (dini) üzere derler. Kefenin bürgüsünün
baş ve ayak tarafındaki bağları çözerler. Kadını kabre mahreminin
indirmesi evlâdır.
Cenazenin arkasına, cesedi toprağın sıkıştırmasından
koruyacak taş, tahta gibi şeyler dizilir. Sonra kabır, toprakla
doldurulup örtülür. Bu arada kabir başında Kur'an'dan bazı sûrelerin
okunması mümkündür. Bu arada salih bir kişi kalkıp ölünün baş tarafında
ve yüzü hizasında durup ölünün anasının adı ve ölünün adı ile üç defa
"Yâ filan oğlu -kızı- filân" der ve aşağıdaki telkinatı yapar: "Ey filân
oğlu -kızı- filân... Dünyada iken Allah'tan başka ilâh yoktur, Muhammed
Allah'ın elçisidir, Cennet haktır, Cehennem de haktır, öldükten sonra
dirilmek de haktır. Şüphesiz kıyamet günü gelecektir. Allah, kabırde
olanları diriltecektir" diye yaptığın şahitliği hatırla. Sen, Rab olarak
Allah'a din olarak İslâm'a, Rasûl olarak Muhammed'e önder olarak
Kur'an'a, kıble olarak Kâbe'ye, kardeşlerin olarak müminlere razı
olmuştun. De ki: "Allah'tan başka ilâh yoktur, ona dayandım O, ulu arşın
sahibidir." Ey Allah'ın kulu de ki, "Allah'tan başka ilâh yoktur. De ki,
Rabbim Allah'tır, dinim İslâm'dır, Rasûlüm Muhammed (s.a.s.)'dir. Yâ
Rabbi onu yalnız bırakma. Sen, mülk verenlerin en hayırlısısın."
Ölünün evinde yemek vermek, ölü sahibine başsağlığı dilemek,
kabırleri zaman zaman ziyaret etmek sünnettir. Başsağlığı dilemek üç gün
içinde müstehaptır, sonrası sünnete aykırıdır.
Sitemiz en iyi 1024x768 çözünürlük ve 32 bit (truecolor) renk derinliğinde izlenebilir...
copyright©2009 Tasarım Bilge Kağan ATAGÜN